Bir önceki yazımda uzun bir süre ara vereceğimi yazmıştım. Bu süre henüz bitmedi ama kendimi tutamadım yazmak istedim. Nedenine gelince, masaüstü bilgisayarımın bana yaptığı yamuktan sonra dizüstümün de yamuk yapmasını kaldıramamış olmamdır. Evet 2 bilgisayarım da bana öyle bir yamuk yaptılar ki herşeyimi aldılar, herşeyim gitti, ne var ne yoksa…
Başlayayım değil mi artık, pekte uzun sayılmayacak bir süre önce, bayram mıydı seyran mıydı hatırlamıyorum ama kuzenler bize gelmişlerdi. Evden çıkmam gerekiyordu ve çıktım, akşam eve geldiğimde çok güzel bir haberle karşılaştım. O kadar güzel bir haber ki, bakın nasıl da mutlu bir şekilde yazıyorum.
devamını okuyun —>
1 yıl o kadar çabuk geçmişki, çok iyi hatırlıyorum geçen sene arkadaşlarımla birlikte Gebze’de tuttuğumuz eve gittiğim ilk günü. Böyle bir huzur, bir rahatlık, aileden ayrı yaşamanın bir ayrıcalığı varmış gibi hissediyordum kendimi. Ve sonra 1. sınıfın bitmesi, yaz tatili ardından da eve dönüş derken, zaman ne kadar çabuk geçmiş şimdi yeni bir başlangıç doğuyor. Yeni bir ev, yeni 1 okul yılı ve yeni bir macera…
Geçen sene çok şanslıydık, çünkü ev arkadaşlarımız liseden arkadaşlarımızdı ve bizden 1 sınıf üstte okuyorlardı. Yani şu an onların okulları bitti. Aslında tam olarak bitti denemez çünkü biri hariç diğerlerinin hepsinin alttan dersleri var, buna ben Volkan da dahil…
devamını okuyun —>
Close
Yüzüme sansür uyguladım, bu resim yüzünden başım ağrısın istemem.
Başlık oldukça şaşırtıcı geldi size biliyorum, ama gerçekleri saklayacak değilim. O yüzden hiç düşünmeden bu başlığı yazmaya karar verdim. Çünkü gerçekten de Kadıköy’ün ortasında, boğanın orda soyunduk. Nasıl ve neden mi? Okumaya devam edin…
Kardeşim 1 haftadır İstanbul’daydı. Dün onu almak için Gölcük’ten İstanbul Feneryolu’na geldim. Küçük kuzen Zafer almaya geldi beni, yola koyulduk. O gece marinaya gittik baktım kuzenlerin hepsi orda. Oturduk, konuştuk, sohbet ettik. Geç olmuştu artık yatmalıydık ve eve gitmek için yola koyulduk. Ama bir terslik vardı. Yaklaşık 8-9 kişiydik, beni de sayın 10 evde on kişi nerde yatacak. Hemde Modemin 1 portu var ve Osman Abi kalkmaz bilgisayarın başından biliyorum. Bilgisayarımı yanıma almıştım, Marina’da da wireless var hemde bir sürü… Malumunuz biz Zafer’le teknede yatmaya karar verdik.
devamını okuyun —>
Karabasanlı bir gecenin daha ardından, bakıyorumda yine uzun zaman olmuş günlüğüme birşeyler yazmayalı. Karabasanın etkisinden de olsa gerek, kendimi burda buldum ve yazıyorum bakalım ne çıkacak ortaya…
Son 3 gündür peş peşe karabasan görmeye başladım. Bunun sebebi nedir ? ne değildir ? Araştırdım, birşeyler öğrendim, bunları yazacağım ama önce karabasan muhabbeti ilk nerede çıktı, ondan bahsetmek istiyorum.
Geçenlerde Şahin, Muammer, Murat, Kuzen Zafer ve ben Gölcük Sahili’nde geziyoruz. Murat aniden aklına gelen birşeyi bizlerle paylaşmak istedi ve ardından “Oğlum son günlerde çok karabasan görmeye başladım. Uykumda böyle hertarafım tutuluyor, hareket edemiyorum, bağırıyorum ama duyan yok, sanki kulaklarıma basınç uygulanıyormuş ve kulaklarım patlayacakmış gibi oluyor, üzerime bir ağırlık çöküyor” vb. gibi şeyler söylemeye başladı. ( tam olarak böyle demedi tabiki, ben araştırdım, bazı makaleler okudum onlardan aklımda kalanları da ekledim, tekrar açıklama yapma gereksinimi duymayayım diye.)
Neyse, sonra biz oh iyi olmuş falan, hakediyordun sen gibisinden şeyler söyledik, orda bi şekilde kapandı o konu hatırlamıyorum şimdi tam olarak. Aradan 1 hafta gibi bir süre geçti. O gün sabah işe gideceğim, gene geç yattım tabiki, bir baktım birşeyler oluyor. İşte o an, ne olabilirdi bu? Bu karabasandan başka birşey olamazdı Tabiki. Eyvahhh…
devamını okuyun —>
Yukarıdaki videoda volkan, nasıl patlıyor görüyorsunuz. Şaka maka bende sanki yavaş yavaş patlıcam. Hafta sonu yüzmeye gittiğimizi burada yazmıştım, güneş kremi fayda etmemiş epey bi yanmışım. Sırtıma dokunulmuyor. Pişiyorum, yanıyorum, çok sıcak, patlıcam, uyuyamıyorum, halsizlik, yorgunluk, yeterrrrr…
Deniz deniz deniz diye tutturuyorduk ne oldu ? Pişmiş tavuğa döndük. Yalnız ben değil. İş arkadaşlarımın neredeyse hepsi bu hafta sonu biyerlere gitmişler yüzmeye. Hepsi kıpkırmızıydı önceki gün gördüğümde. Bir daha öğlen vakitlerinde denize falan girmem ben. Neyse…
Bu arada Volkan‘ın görünmeyen yönünüde görmüş oldunuz. İşte aşağıdaki gibi patlıyor. Önüne çıkan engelleri tek tek aşarak, yerle bir ediyor ortalığı. Gelelim adım hakkında kısa bir bilgiye; devamını okuyun —>