1 yıl o kadar çabuk geçmiÅŸki, çok iyi hatırlıyorum geçen sene arkadaÅŸlarımla birlikte Gebze’de tuttuÄŸumuz eve gittiÄŸim ilk günü. Böyle bir huzur, bir rahatlık, aileden ayrı yaÅŸamanın bir ayrıcalığı varmış gibi hissediyordum kendimi. Ve sonra 1. sınıfın bitmesi, yaz tatili ardından da eve dönüş derken, zaman ne kadar çabuk geçmiÅŸ ÅŸimdi yeni bir baÅŸlangıç doÄŸuyor. Yeni bir ev, yeni 1 okul yılı ve yeni bir macera…

Geçen sene çok ÅŸanslıydık, çünkü ev arkadaÅŸlarımız liseden arkadaÅŸlarımızdı ve bizden 1 sınıf üstte okuyorlardı. Yani ÅŸu an onların okulları bitti. Aslında tam olarak bitti denemez çünkü biri hariç diÄŸerlerinin hepsinin alttan dersleri var, buna ben Volkan da dahil…

devamını okuyun —>

tıkla büyüsün...
Close
Yüzüme sansür uyguladım, bu resim yüzünden başım ağrısın istemem.

BaÅŸlık oldukça ÅŸaşırtıcı geldi size biliyorum, ama gerçekleri saklayacak deÄŸilim. O yüzden hiç düşünmeden bu baÅŸlığı yazmaya karar verdim. Çünkü gerçekten de Kadıköy’ün ortasında, boÄŸanın orda soyunduk. Nasıl ve neden mi? Okumaya devam edin…

KardeÅŸim 1 haftadır İstanbul’daydı. Dün onu almak için Gölcük’ten İstanbul Feneryolu’na geldim. Küçük kuzen Zafer almaya geldi beni, yola koyulduk. O gece marinaya gittik baktım kuzenlerin hepsi orda. Oturduk, konuÅŸtuk, sohbet ettik. Geç olmuÅŸtu artık yatmalıydık ve eve gitmek için yola koyulduk. Ama bir terslik vardı. Yaklaşık 8-9 kiÅŸiydik, beni de sayın 10 evde on kiÅŸi nerde yatacak. Hemde Modemin 1 portu var ve Osman Abi kalkmaz bilgisayarın başından biliyorum. Bilgisayarımı yanıma almıştım, Marina’da da wireless var hemde bir sürü… Malumunuz biz Zafer’le teknede yatmaya karar verdik.

devamını okuyun —>

karabasan

Karabasanlı bir gecenin daha ardından, bakıyorumda yine uzun zaman olmuÅŸ günlüğüme birÅŸeyler yazmayalı. Karabasanın etkisinden de olsa gerek, kendimi burda buldum ve yazıyorum bakalım ne çıkacak ortaya…

Son 3 gündür peş peşe karabasan görmeye başladım. Bunun sebebi nedir ? ne değildir ? Araştırdım, birşeyler öğrendim, bunları yazacağım ama önce karabasan muhabbeti ilk nerede çıktı, ondan bahsetmek istiyorum.

Geçenlerde Åžahin, Muammer, Murat, Kuzen Zafer ve ben Gölcük Sahili’nde geziyoruz. Murat aniden aklına gelen birÅŸeyi bizlerle paylaÅŸmak istedi ve ardından “OÄŸlum son günlerde çok karabasan görmeye baÅŸladım. Uykumda böyle hertarafım tutuluyor, hareket edemiyorum, bağırıyorum ama duyan yok, sanki kulaklarıma basınç uygulanıyormuÅŸ ve kulaklarım patlayacakmış gibi oluyor, üzerime bir ağırlık çöküyor” vb. gibi ÅŸeyler söylemeye baÅŸladı. ( tam olarak böyle demedi tabiki, ben araÅŸtırdım, bazı makaleler okudum onlardan aklımda kalanları da ekledim, tekrar açıklama yapma gereksinimi duymayayım diye.)

Neyse, sonra biz oh iyi olmuÅŸ falan, hakediyordun sen gibisinden ÅŸeyler söyledik, orda bi ÅŸekilde kapandı o konu hatırlamıyorum ÅŸimdi tam olarak. Aradan 1 hafta gibi bir süre geçti. O gün sabah iÅŸe gideceÄŸim, gene geç yattım tabiki, bir baktım birÅŸeyler oluyor. İşte o an, ne olabilirdi bu? Bu karabasandan baÅŸka birÅŸey olamazdı Tabiki. Eyvahhh…

devamını okuyun —>

Yukarıdaki videoda volkan, nasıl patlıyor görüyorsunuz. Åžaka maka bende sanki yavaÅŸ yavaÅŸ patlıcam. Hafta sonu yüzmeye gittiÄŸimizi burada yazmıştım, güneÅŸ kremi fayda etmemiÅŸ epey bi yanmışım. Sırtıma dokunulmuyor. PiÅŸiyorum, yanıyorum, çok sıcak, patlıcam, uyuyamıyorum, halsizlik, yorgunluk, yeterrrrr…

Deniz deniz deniz diye tutturuyorduk ne oldu ? PiÅŸmiÅŸ tavuÄŸa döndük. Yalnız ben deÄŸil. İş arkadaÅŸlarımın neredeyse hepsi bu hafta sonu biyerlere gitmiÅŸler yüzmeye. Hepsi kıpkırmızıydı önceki gün gördüğümde. Bir daha öğlen vakitlerinde denize falan girmem ben. Neyse…

Bu arada Volkan‘ın görünmeyen yönünüde görmüş oldunuz. İşte aÅŸağıdaki gibi patlıyor. Önüne çıkan engelleri tek tek aÅŸarak, yerle bir ediyor ortalığı. Gelelim adım hakkında kısa bir bilgiye; devamını okuyun —>

Yine uzun bir aradan sonra uÄŸradım sana günlük. İki yabancı gibiyiz sanki. Her gün bilgisayar başındayım ama sana gereken ilgiyi göstermiyorum. Neden diye düşünüyorum, ortada adam akıllı bir sebep yok. Neyse …

Dün dostlarım; Muammer, Şükrü, Adem ve arkadaÅŸları (neydi adı ya unuttum yine) Åžile AÄŸva’ya yüzmeye gittik. Oraya ilk kez gidiyorum. Fena deÄŸilmiÅŸ denizi, kumsalı, havası, manitaları. Gider gitmez bizim dalton grubu sıraya geçip, hızla koÅŸarak girdik suya, sıcak soÄŸuk aldırış etmeden. Ama sabah’ın körü olmasına raÄŸmen, su pek soÄŸuk deÄŸilmiÅŸ. AkÅŸama kadar yüzdük, eÄŸlendik dönüşte arabada uyuya kalmışım. Evin önündeyken hadi Volkan geldik diyerek kaldırdılar beni.

Neyse, evdeyim duÅŸ aldım sonra açtım bilgisayarı, peÅŸinede bir müzik, sonra bir ağırlık çöktü. Volkan saat daha 19.00 ne bu ağırlık böyle. Neyse biraz uzanayım dedim. Yatağıma uzandım, uzanış o uzanış ÅŸimdi sabah saat 12.30 olmuÅŸ. “Yuh be” diyorsunuz gibime geliyor ama öyle. Uzun zamandır böyle uyumamıştım.

Åžimdi Muammer arar der ” nerdesin Volkan ? İşe gitmiyormuyuz ? ” Bana yine ufaktan yol göründü. devamını okuyun —>

Copyright © 2008 - Volkan SOYYİĞİT | Web Günlüğü - Altyapı Wordpress Wordpress-tr Designed by Gabfire Türkçeleştirme Volkan | Yazılar (Rss) | Yorumlar (Rss)