ÖNERİ BÖYLE: Rayların üzerinde bir yeni yıl gecesi!..“eski yılı rayların üzerinde uğurlayıp yeni yılın ilk saatlerini göl kenarında koca bir ateşin başında karşılamak”
Gunbatmadan Turizm, yılbaşı için ilginç bir eğlence düzenliyor.Eğlencenin planı şöyle:31 Aralık 2007 Pazartesi
21:00 Haydarpaşa Garı’nda közde kestane ve sıcak şarapla sıcak bir karşılama
21:30 Canlı müzik ve özel sohbetler eşliğinde hareket
Restoran vagonlarda şık bir yeni yıl sofrası ve güler yüzlü bir servis.Ordövr tabağı,
ara sıcaklar, kestaneli hindi pilavı,salata, tatlı, limitlisiz yerli içki , kaliteli bir müzik…
22:20 Hereke’ye varış.
22:45 Hereke’den kalkış.
23:45 Uzunkum İstasyonuna varış.
Ve saatler 00:00 gösterirken göl kenarında dev bir yeni yıl ateşi sıcak şarap ve sucuk
01 Ocak 2007 Salı
01:30 Dönüş için hareket
02:30 Hereke’de duruş ve limana yürüyüş…Limanda boza ikramı…
04:00 Haydarpaşa’ya hareket…
Sabaha karşı sıkı bir sabah kahvesi (nescafe), yanında kek
06:30 Günün ilk ışıklarında günaydın İstanbul…
Ücret ve ücrete dahil olanlar:
Sıcak şarapla sıcak bir karşılama,özel trenle özel bir yolculuk,yolculuk boyunca canlı müzik,
Şık bir yeni yıl sofrası: ordövr tabağı, ana yemek,salata, tatlı, limitlisiz yerli içki,
gece sıcak şarap yanında sucuk, boza, sabaha karşı kahve ve kek .
Ücret: 225 YTL
10 kişi ve üzeri grup indirimli ücreti 185 YTL.
Erken ödeme indirimli ücret (20 Ekim - 30 Kasım) 175 YTL
——————————————————————————————————
Aslında Değişik Bir Yılbaşı Olurdu
Bakalım Şu Ücreti %300-500 Civarında Düşürürlerse Ve Bi Kız Arkadaş Bulursam Mami Hariç
Belkide Orda Olurum. Herkezi Beklerim Eğer Öyle Olursa
——————————————————————————————————
Daha fazla bilgi için: www.gunbatmadan.com
Google Süpriz Kelimeler
ilk olarak Google da arama bölümüne “Google Easter eggs ” yazıp Şansımı denemek istiyorum u tıklayalım, yada http://www.google.com/Easter/feature_easter.html adresine tıklayalım. Karşımızda Java gerektiren bir oyun……

Yukarıdaki gibi keyifli bir oyun sizi bekliyor….
Yine aynı şekilde “google bearshare” kelimesini yazıp google da şansımı denemek istiyorum u seçelim….

Görmek istediğiniz fakat bir türlü gidip de göremediğiniz yada görme imkanınız belki de hiç olmayacak camileri, türbeleri, hanları, sarayları, müzeleri, evleri, manzaraları, değerli yapıları 3 boyutlu olarak bilgisayarınızdan izlemek ister misiniz?
BURAYI Tıklayarak mekanları bilgisayarınıza indirebilir veya ekran koruyucu yapabilirsiniz. Topkapı sarayını şiddetle tavsiye ederim.
Hepimiz genelde MSN Messenger’ın son sürümünü kullanırız. Bir de XP’de kurulu bulunan fi tarihinden kalma bir MSN Messenger daha mevcut.
Bu eski sürüm (genellikle Hotmail Messenger 4.7) Messenger programını tümüyle silmek isteyenler için yapılması gereken çok kolay.
Başlat>Çalıştır diyoruz. Sonra aşağıdaki kodu kopyalıyoruz.
RunDll32 advpack.dll,LaunchINFSection %windir%\inf\msmsgs.inf,BLC.Remove
Daha sonra açılan Çalıştır penceresine yapıştırıp enter diyoruz. Artık bilgisayarımızda iki MSN Messenger bulunmayacak. Çünkü eskisini az önce sildiniz..
Şarj sırasında patlayan cep telefonu haberlerine bir tane daha ekleyin: Yeni Zelandalı bir kullanıcının cep telefonu, adamcağızın uyuduğu yatağın yanında gece vakti birden havaya uçmuş.

Norman Sievewright adlı kullanıcı, gece yatarken şarja bıraktığı cep telefonunun geçtiğimiz Çarşamba gecesi birden patladığını söylüyor. Sievewright oldukça korkmuş. Cep telefonu ise tabii kullanılamaz durumda ve halıda bıraktığı yanık izlerine bakılırsa resmen tutuşmuş.
Nokia daha önce belli pilleri değiştirmek için geri çağırmıştı.Şu anda Yeni Zelandalı kullanıcının telefonunda orijinal pil olup olmadığı konusunda bir bilgi verilmemiş. Nokia da konuyu araştırıyor ve sonuca varıncaya kadar bir açıklama beklenmiyor.
Kaynak : Pclabs
ODTÜ hocalarından Muhan Soysal’a ait bir rivayet :
Hoca sınav yapacak ve tahtada bir tek soru yazılı “What is risk ?”. Öğrenciler kağıtlara gömülüp risk’in ne olduğunu anlatmaya girişmişler.. İçlerinden bir öğrenci kağıdını hemen verip çıkmış. Bomboş kağıdın başında öğrencinin ismi, en altında da “this is risk” yazılıymış. Diğer öğrenciler çeşitli notlar alırken yalnızca bu öğrenci yüz almış.
Derken ikinci sınav zamanı gelmiş ve tahtada yine aynı soru “what is risk ?” . Sınıftaki öğrencilerin hepsi “this is risk” yazarak boş kağıtlarını vermişler. Biri hariç hepsi yüz alırken ilk sınavda yüz alan öğrenci sıfır almış. Öğrenci hemen itiraz etmiş;
- “İlk sınavda bu cevapla yüz almıştım. Bu sınavda bütün arkadaşlarım aynı cevapla yüz alırken ben niye sıfır alıyorum ?” Cevap kısa ama çok anlamlı :
- “Aynı koşullar altında aynı riski iki kere alan aptaldır”
Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş. Dönüşünde sorarlarmış :
- Ne gördün?
- Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı, dermiş hep.
Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli deniz kızları görmüş, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış. Döndüğünde yine sormuşlar :
- Ne gördün?
- Hiç demiş. Hiç bir şey…
Oscar Wilde’ın yukarıdaki harika öyküsünü ilk okuduğumda ortaokuldaydım ve ne demek istediğini anlamamıştım. Daha sonra unutmuşum.
Yıllar sonra rastladığım Haldun Taner’in bir sözü bana öyküyü hem hatırlattı hem de ne demek istediğini çok çarpıcı bir şekilde gösterdi. Şöyleydi söz :
“Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yoktur.”
Daha sonraları ise bu tema pek çok edebi eserde karşıma çıktı. Örneğin Simyacı’da. Hâlâ okumamış olan var mı bilmiyorum ama hatırlarsanız orada bütün yaşamı boyunca tek hayali para biriktirip Mekke’ye hacca gitmek olan bir dükkan sahibi vardı.Adam artık gerekli parayı fazlasıyla biriktirmiş olduğu halde bir türlü gitmiyordu. Bu hayalin kendisini yaşama bağlayan çok önemli bağ olduğunu düşünüyor ve onun gerçekleşmesi halinde bu önemli bağı yitireceğinden korkuyordu. Haklıydı aslında.
Düşünüyorum da hepimizin böyle hayalleri var mutluluğumuzu bağladığımız, gerçekleşene kadar yaşamı sanki ertelediğimiz.Acaba hiç düşünüyor muyuz bu istediğimiz her neyse, gerçekleştiğinde iyi mi olacak. Bir düşünürün hep aklımda tuttuğum bir sözü vardır
“Bütün dualarımı kabul etmediği için Allah’a şükrediyorum”
Belki de daha az üzülmeliyiz gerçekleşmeyen hayallerimiz için.Belki de aslında sevinmemiz, mutlu olmamız gereken bir şey için gözyaşları döküyoruzdur. Belki de olaylara bir de bu açıdan bakmayı artık öğrenmeliyiz… Yalnız hakkınızda hayırlı olan hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…
Dr. Fatih Şua TAPAR
Hayatımızın Temelini Oluşturan Büyük Taşlar…
Aşağıdaki gerçek hikaye Kello Business School’da (Northwestern Üniversitesi) İş İdaresi master öğrencileri ile ‘Zaman Yönetimi’ dersi profesörü arasında geçer. Profesör sınıfa girip karşısında duran seçilmiş öğrencilere kısa bir süre baktıktan sonra ‘Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız’ dedi. ardından, kürsünün altından kocaman bir kavanoz ile bir düzine yumruk büyüklüğünde taş çıkarttı ve bunları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.
Kavanozun daha başka taş alamayacağından emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar.
Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı.,
Bir defa daha öğrencilerine dönerek “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Bir öğrenci “Dolmadı herhalde” dedi.
“Doğru” dedi profesör ve yine kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş kum tanelerine taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü.
“Bu kavanoz doldu mu?” diye sorduğunda öğrenciler hep bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar.
Profesör “Güzel” diyerek kürsünün altına eğilip bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına doluncaya dek suyu boşalttı.
Sonra öğrencilere dönerek “Bu deneyin amacı neydi?” diye sordu.
Uyanık bir öğrenci hemen “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, bir şeyler için ayırabileceğimiz biraz daha zamanımız mutlaka vardır.” diye atladı.
“Hayır” dedi profesör… Ve “Bu deneyin esas anlatmak istediği ‘eğer büyük taşları baştan yerleştiremezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsınız’ gerçeğidir.” dedi.
Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirine bakarken profesör devam etti:
“Nedir hayatınızdaki büyük taşlar?” Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şeyler öğretmek! büyük taşlarınız bekli bunlardan birisi, belki birkaçı bekli de hepsi… bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir, iyi karar verin.